Skip links

Benliğin Arınışı ve Yeniden Doğuş

Çocukluktan itibaren hepimizin önüne kalıplar konur. İyi bir evlat olmak, başarılı bir öğrenci olmak, toplumun saygısını kazanacak bir birey olmak… Bütün bunların ortak noktası şudur: Sen olduğun gibi yetmezsin. Daha fazla olmalı, daha iyi olmalı, daha üstün olmalısın.

Oysa tevhid süreci, tüm bu ezberleri tek tek sökmektir.
Çünkü gerçek arınma, sahip olduklarını çoğaltmak değil; sahip olduklarının sana yüklediği zincirleri kırmaktır.

Toplum bize “başarı” diye bir put hediye etti. Başarı, adil de olsa haksız da olsa kazanmak zorunda olmandır. Bir kez başarılı oldun mu, hangi yolları kullandığının önemi kalmaz. Başarı, kirli araçları bile aklayan bir yanılsamadır. Ama tevhid yolunda başarı, dışarıda değil içeridedir. Başarı; sabırda, şükürde, teslimiyette ve kalbinin huzurunda saklıdır.

Gerçek arınma, çifte standartları terk etmekle başlar. Kendin için istediğini başkası için de isteyebildiğinde, artık ego ayakta kalamaz. Ego, ben ve öteki ayrımından beslenir. “Benim çıkarım” ve “onların çıkarı” diye ayırdığında yaşar. O ayrımı kaldırdığında ise kendiliğinden yok olur.

Arınmanın başlangıcı sadece çifte standartları bırakmak değil, kendini tanımak ve nefis terbiyesiyle yüzleşmektir. Hangi düşünce ve alışkanlıklar seni zincirliyor, hangileri seni özgür kılıyor? Bu sorulara dürüstçe cevap verdiğinde, ego ve toplumun dayattığı kalıplar çözülmeye başlar.

Her sabah kalbini gözden geçirmek,  küçük erdemleri çoğaltmak; işte tevhidin sessiz pratikleri. Toplumun verdiği değerleri ve ödülleri gözden geçirmek; gerçekten kendi ruhunun istediğini mi yoksa başkalarının beklentilerini mi takip ettiğini anlamak, ego zincirini çözmenin yollarındandır.

İşte yeniden doğuş dediğimiz şey tam da budur: Başarı putunun yıkılması, egonun susturulması ve kalbin gerçek benlikle buluşması. İnsanların gözünde daha büyük, daha önemli, daha güçlü görünmeye çalıştığın sürece küçülürsün. Ama olduğun gibi olmaya cesaret ettiğinde, en büyük kudretin tecellisini üzerinde hissedersin.

Ve o an anlarsın:
Sen zaten yeterlisin.
Sen zaten bütünsün.
Sen zaten Allah’ın nefesinden bir parçasın.

Bu yolculuk, aslında bir arıtılma ve yeniden doğuş sürecidir. Kendini dışarıda aramaktan vazgeçip içine döndüğünde, en büyük hakikatin zaten sende olduğunu görürsün.

Ve bu noktada sözlerime, Moojinin bir hatırlatmasıyla son vermek istiyorum:

Eğer insanlarla birlikte olmayı çok önemsersen gerçek varlığını keşfedemezsin. Hakikate dayanmayan ilişkiler hiç bir zaman bütünüyle güvenilir değildirler ve nadiren sürdürülebilir.
Kendini keşfe zaman ayırmak, zamanın en iyi biçimde kullanılmasıdır.
Bunu önceliğine al.
İnsan partner ya da arkadaşlık aramaya düşkünlük göstermemeli, insan kendini bilmeyi ve kendi olmayı aramalı. Hakikate uyanmaya başladığınızda,hayatın nasılda kendiliğinden güzelce aktığını ve size ne kadar özen gösterildiğini fark etmeye başlarsınız. Kendini keşfe açık bir insanın fiziksel, duygusal ve ruhsal gereksinimlerine hayat destek olur. Güven bunu anlamanız için gözlerinizi açar. Teslimiyet kendi sonsuz benliğinizle eriyip birleşmenize izin verir❤️

 

 

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.
Explore
Drag