Skip links

Albert Einstein: Dehanın Ötesinde Bir Hayat

Albert Einstein 14 Mart 1879’da Almanya’nın Ulm şehrinde dünyaya geldi. 1896 yılında Zürich Politeknik Enstitüsü’ne girdi. 1909 yılında profesör olan Einstein, önce Zürich’te adından da Prag’da çalıştı. 1913 senesinde Almanya’da Berlin Kaiser Wilhelm Enstitüsü Direktörlüğü’nü yaptı. 1922 senesinde Nobel Ödülü aldı. 1933 senesine kadar Berlin’de yaşayan Einstein, Nazilere karşı tavır aldığı için Almanya’dan ayrılmak zorunda kaldı. Fransa, Belçika, İngiltere ve son olarak da Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşadı.

Einstein’ın fizik alanında bilime yaptığı katkılar 20. yüzyılın en büyük katkılarıdır. 1905 senesinde yayınladığı dört önemli çalışması; Rölativite Teorisi, Kütle-Enerji Eşitliği (E=mxc’2), Brownsal Devinmenin Açıklanması ve Işığın Foton Teorisi, Einstein’i fizik biliminin yaşayan en önemli otoritesi durumuna getirdi. Ancak onun bilime en önemli katkısı 1916 yılında açıkladığı “Genel Rölativite” teorisidir. Fizik biliminin eski mekanik fiziği aşarak kuantum fiziği aşamasını yakalamasında en büyük pay sahibi olan Einstein, hayatının son senelerinde elektromanyetik ve çekim alanlarını birleştiren Birleşik Alanlar Teorisi’ni oluşturmak için çalıştı.
20. yüzyılın dehası olarak anılan ünlü fizikçi Einstein’ın oluşturduğu teoriler astronomi başta olmak üzere birçok bilim dalının önünü açıcı bir işleve sahipti. Albert Einstein 1955 senesinde ABD’de Princeton’da hayatını kaybetti.

Einstein’ın tarihe damga vurduğu söylenen birçok sözü vardır. Bunlardan en önemlisi şu sözlerdir.
‘Kader, otoriteyi aşağıladığım için beni otorite yaparak cezalandırdı’´
‘İnsan aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye ulaşamaz.’
Hayatı boyunca yaptıklarının, Einstein ile ilişkilendirilen bazı konu başlıklarının bir kısmı:
· Işık hızı
· Eşlik kuvveti
· Uzunluk daralması
· Karadelikler
· Astrofiziksel gerçeklik
·Uzay-Zaman bütünlüğü
·Çekirdek ayrışması (fisyon)
·Büyük Patlama Teorisi
·Bohr vs. Einstein tartışmaları
·Kütleçekim dalgaları
·Isaac Newton’un Kütleçekim Teorisinin yanlışlanması/değiştirilmesi
· Kozmoloji
· Kuantize olan atomik titreşimler
· Farklı düşünce yapısı
· Schrödinger gaz modeli
· Atom fiziği ve daha nicesi

 

Einstein’ın Evi: Zamanın Durağan Anları

Bern’in dar, taş döşeli sokaklarında yürürken, 49 numaralı eski binanın önünde duruyorum. Tarihin ağır sessizliği içinde, burada bir zamanlar Albert Einstein’ın yaşadığını bilmek, içimde tuhaf bir heyecan uyandırıyor. Kapıdan içeri adım attığımda, zamanın geriye sardığını hissediyorum.

Odanın loş ışığında, eski mobilyalar ve mütevazı eşyalar karşılıyor beni. Küçük bir masa, üzerine eğilmiş bir adamın hayalini canlandırıyor zihnimde: Görecelik üzerine düşüncelerini kâğıda döken genç bir bilim insanı… O sıradan görünen masa, belki de 20. yüzyılın en büyük devrimlerinden birinin sessiz tanığıydı.

Pencerenin önüne yaklaşıyorum. Einstein’ın da buradan baktığını düşünüyorum. Bern’in tramvaylarını, kalabalık sokaklarını izlerken belki de aklı çok uzaklardaydı. Bir adamın zihninde doğan bir fikir, tüm evrenin nasıl işlediğini değiştirdi. Ama burada, bu küçük odada, o da bizim gibi bir insandı. Kaygıları, umutları ve hayalleri vardı.

Duvarlarda eski fotoğraflar asılı. Genç Einstein ve eşi Mileva… Evin içinde yankılanmayan, ama geçmişte burada dolaşan kahkahalar, konuşmalar, gecikmiş uykular ve bitmeyen düşünceler… Bir evden çok bir zaman kapsülü burası.

Bern’deki bu küçük evden ayrılırken içimde derin bir hüzün ve hayranlık var. Einstein burada, belki de kendisi bile farkında olmadan, dünyayı değiştiren düşüncelerini şekillendiriyordu. Ve şimdi, yıllar sonra, bu odada durup onun izlerini hissedebilmek, zamanın bir an için durduğu o nadir anlardan biri gibi geliyor.

 

 

 

Leave a comment

This website uses cookies to improve your web experience.
Explore
Drag